Aşkın Kanuna İhtiyacı Var Mı?

Yüzyıllardır yaşanan bir duygudur aşk, hatta insanın ilk varoluşuna kadar uzanır. Aşk için iki kişinin olması gerektiğini düşünenler hata yapmış olur, aşk insanın içinde yeşerttiği en masum duygudur. Nice aşklar kendi başına yaşanmış, alevlenmiş ve sonunda da aşığın eceli ile son bulmuştur. İki kişilik sevdalar hep zor olmuştur, önceleri birbirlerini olduğu gibi seven insanlar gün gelir karşısındakini değiştiremediği için sevgisinden vazgeçer.

Uğruna şarkılar yazılır filmler çekilir bu duygunun adına, ama insanın eline düştüğünde içler acısı hale gelir bazen. Çünkü insanoğlu doğası gereği yıpratır her şeyi kendi kalıbına sokmak isterken, kendi yasalarını uygulatmak ister. Yani aşka kanun koymak bu kadar gerekli mi? Eğer sevip seviliyorsan üstelik birde saygı görüyorsan ruhunu daraltıp kalıba sokmanın kalbini yaralamanın ne gereği var ki. Yaşanılan tüm duyguları zirvede yaşamaktır aşk, şemsiyesiz yağmurda el ele yürümektir, gözyaşını öpmektir sevdiğinin acısını alıp saklamaktır.

Bu kadar özgür bir duyguya gem vurup aşka kanun koymakta akıl karı bir iş değildir. Bırakın kalbinizde ruhunuzda özgürce savrulsun denizden dağlara, yollara tutun yüreğinden sevdiğinizi sarın yaralarını ki aşkı gerçekten aşk yapın. Tarihteki bütün büyük aşıklar karşılık bekleyerek yakmadılar yüreklerini, koşulsuz fedakarlık yaşadılar kendi benlik kalıplarına uydurmaya çalışmadılar. Aşka kanun koyulmaz vazgeçilmez bir kuraldır, kendi kalıplarınıza indirgenemeyecek kadar saf ve masumdur. Hem üzmek hem üzülmek istemiyorsanız kendinizden de kişiliğinizden de biraz fedakarlığın kimseye zararı olmaz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir